Bu Logo Yeniden Tasarımları Neden Dünyayı Şaşırttı?
Bazı logo yeniden tasarımları o kadar kötü sonuçlanır ki efsane haline gelir. Şirketler kimlik değişiklikleri için milyonlar harcar. Ardından kamuoyu, bunları birkaç saat içinde paramparça eder. Bunlar, biraz ters giden küçük düzeltmeler değildir. Bunlar, gerçek paraya mal olan tam anlamıyla birer markalaşma felaketidir.
Bir logo, yıllara dayanan güveni ve anıları bünyesinde barındırır. Bu yüzden bir şirket logosunu düşüncesizce değiştirdiğinde, insanlar bunu hemen fark eder. Artık sosyal medyada tepkiler dakikalar içinde yayılıyor. Bazı markalar kararlarından geri adım atıyor. Diğerleri ise insanların buna alışacağını umarak inatla yoluna devam ediyor. KREAblog’da, şimdiye kadarki en acı verici on örneği mercek altına aldık. Hazır olun.
1. 2009 Yılındaki Tropicana Ambalaj Fiyaskosu
Tropicana replaced its iconic orange-with-a-straw image in early 2009. The new design looked like a generic store brand. Sales dropped roughly 20% in just two months. That’s about $30 million in lost revenue. Tropicana reversed the change within weeks, making it one of the fastest logo redesigns retreats in history.
Bu ders acımasız ve netti. Müşteriler raflardaki ürünü artık tanıyamıyordu. Hatta kapağı bile yuvarlak şekilden portakal şekline dönüşmüştü. Ancak asıl zarar duygusal boyuttaydı. İnsanlar, güvendikleri sabah meyve suyunun bir gecede ortadan kaybolduğunu hissediyorlardı.
2. Altı Gün Süren Gap Logosu
Ekim 2010’da Gap, yeni logosunu internet üzerinden sessizce tanıttı. Klasik mavi kutuyu, sıradan bir Helvetica yazı tipiyle değiştirmişti. İnternet anında çalkalandı. Tasarımcılar logoyla alay etti. Müşteriler logodan nefret etti. Gap, yeni logosunu sadece altı gün sonra geri çekti.
Bunu bu kadar dikkat çekici kılan neydi? Şirket, başlangıçta bu değişikliği kamuoyu önünde savundu. Ardından hayranlarından kitle kaynak kullanımı yoluyla alternatif öneriler sunmalarını istedi. Bu girişim de ters tepti. Tüm bu olay, dünya çapındaki tasarım okullarında ders kitabı örneği haline geldi.
3. 2012 Londra Olimpiyatları’ndaki Kimlik Krizi
2012 Olimpiyatları logosu, oyunlardan beş yıl önce açıklandı. Halkın tepkisi çok sert oldu. Eleştirmenler logoyu çirkin, pürüzlü ve okunaksız olarak nitelendirdi. Hatta bazıları, logonun uygunsuz şekillere benzediğini iddia etti. Logonun kaldırılması için başlatılan imza kampanyası kısa sürede binlerce imza topladı.
Ancak işin ilginç yanı şu: Organizatörler logoyu hiçbir zaman değiştirmediler. Yıllar süren şikayetlere rağmen bu tasarıma sadık kaldılar. Oyunlar başladığında ise insanlar bunu büyük ölçüde kabullenmişti. Yine de bu, spor tarihinin en tartışmalı logo yeniden tasarımlarından biri olmaya devam ediyor.
4. Kaliforniya Üniversitesi’nin Belirsiz Marka Yenileme Süreci
2012 yılında Kaliforniya Üniversitesi yeni bir logo tanıttı. Bu logo, 1860’lardan beri kullanılan ayrıntılı mührün yerini aldı. Yeni logo, bir yükleme ekranı simgesine benziyordu. Öğrenciler, mezunlar ve öğretim üyeleri bu değişiklik karşısında öfkelendi.
50.000’den fazla kişi buna karşı bir dilekçe imzaladı. Üniversite, modern yaklaşımı açıklamaya çalıştı. Kimse bunu yutmadı. Sonunda yetkililer yeni logoyu tamamen rafa kaldırdı. Orijinal mühür, hak ettiği yere geri döndü.
5. Pepsi Gravity Belgesi Skandalı
2008 civarında büyük bir gazlı içecek markası, küre şeklindeki logosunu yeniden tasarladığında, bu süreç gayet normal görünüyordu. Ancak daha sonra şirket içi tasarım belgesi internete sızdı. Belgede altın oran, Dünya’nın manyetik alanı ve yerçekimi gibi kavramlara atıfta bulunuluyordu. 27 sayfalık bu PDF dosyası, tasarım çevrelerinde anında alay konusu oldu.
Belgede yeni logo, Mona Lisa ile karşılaştırılmıştı. Antik geometri ve Rönesans sanatı ile paralellikler kurulmuştu. Dünyanın dört bir yanındaki tasarımcılar bunun gerçek olduğuna inanamıyordu. Logonun kendisi fena değildi. Ancak bu absürt gerekçe, diğer her şeyi tamamen gölgede bıraktı.

6. RadioShack’in Çaresiz “The Shack” Marka Yenileme Girişimi
2009 yılında RadioShack, havalı ve modern bir imaj sergilemeye çalıştı. Yeni logo tasarımlarıyla markalarını “The Shack” olarak yeniden konumlandırdılar. İsim değişikliği çoğu insana zorlama ve tuhaf geldi. Ancak bu, asıl sorunu çözmedi: Mağazaları modası geçmiş bir izlenim veriyordu.
Müşteriler bu takma adı havalı bulmak yerine kafa karıştırıcı buldu. Yeni kimliğe rağmen satışlar düşmeye devam etti. Şirket, 2015 yılında iflas başvurusunda bulundu. Logo değişikliği, bozulmuş iş temellerini düzeltemez. Bu örnek, bunu acı bir şekilde kanıtladı.
7. Royal Mail’in Pahalı Kimlik Değişimi
İngiltere’nin Royal Mail şirketi, 2001 yılında adını “Consignia” olarak değiştirdi. Bu ismin geliştirilmesi ve piyasaya sürülmesi yaklaşık 2 milyon sterline mal oldu. Kimse “Consignia”nın ne anlama geldiğini bile anlamadı. Çalışanlar bu isimden nefret etti. Halk ise İngiliz medyasında bu ismi durmaksızın alay konusu yaptı.
Marka yenileme süreci, tamamen iptal edilene kadar sadece 16 ay sürdü. Yeni yönetim kurulu başkanı, göreve gelir gelmez bu kararı hemen geri aldı. Eski ismi “harika bir marka” olarak nitelendirdi. Bütüne o para, adeta çöpe atılmış oldu. Bu olay, markalaşma alanında hâlâ ibretlik bir örnek olarak gösteriliyor.
8. Herkesi Şaşkına Çeviren MasterCard Logosu
2000’lerin ortalarında, kredi kartı şirketi üçüncü bir çember daha ekleyerek çemberlerin birbiriyle örtüşmesini sağladı. Ayrıca çemberlerin arasına tuhaf bir beşgen şekil de eklediler. Bu değişiklik, insanların on yıllardır tanıdığı logoyu karmaşık hale getirdi. Çoğu gözlemciye göre logo, aşırı kalabalık ve gereksiz görünüyordu.
Neyse ki şirket, yıllar sonra rotasını düzeltti. Sonunda logoyu yeniden basitleştirerek iki net, birbiriyle örtüşen daireye döndüler. Hatta 2019’da kelime logosunu tamamen kaldırdılar. Bazen en iyi logo yeniden tasarımları, geçmişteki hataları telafi edenlerdir.
9. 2018 Leeds United Arması Fiyaskosu
Leeds United futbol kulübü, Ocak 2018’de yeni bir amblemini tanıttı. Amblemde, taraftarları onurlandırmak amacıyla tasarlanmış basitleştirilmiş bir selam hareketi yer alıyordu. Taraftarlar, amblemi ilk andan itibaren kesinlikle hiç beğenmedi. 77.000’den fazla kişi, bu tasarıma karşı bir dilekçeye imza attı.
Kulüp, tepkilerin ardından 24 saat içinde amblemi kaldırdı. Bu da onu Gap’in başarısız denemesinden bile daha kısa ömürlü hale getirdi. Leeds daha sonra yeni tasarımın oluşturulmasında taraftarları da sürece dahil etti. Tüm bu olay, insanların spor kimliğiyle ne kadar derin bir bağ kurduğunu gösterdi. Onlar için bu sadece bir logo değildi.
10. Kimsenin istemediği Kraft Foods logosu
Kraft Foods, 2009 yılında renkli bir gülümseme şekline sahip yeni bir logoyu tanıttı. Şirket bunu “lezzet ve eğlencenin patlaması” olarak nitelendirdi. Tasarımcılar ise buna “klipart” dedi. Gülümseme öğesi, ilk ortaya çıktığında ucuz ve tuhaf bir şekilde modası geçmiş görünüyordu.
Yaklaşık 18 ay içinde Kraft, gülümseme unsurunu sessizce kaldırdı. Yeni yazı tipini korudular, ancak utanç verici grafiği kaldırdılar. Bu hızlı geri adım, dev şirketlerin bile görsel kimliği ciddi şekilde yanlış değerlendirebileceğini gösterdi. Ayrıca, odak gruplarının gerçek hedef kitlenin neyi reddedeceğini her zaman tespit edemediğini de kanıtladı. Milyarlarca dolarlık marka değeri, tek bir tasarım seçimine bağlı olabilir.
Bu örneklerin hepsinde ortak bir nokta var. Şirketler, mevcut markalara duyulan duygusal bağlılığı göz ardı ettiler. “Modern” olmanın istenip istenmediğini sormadan “modern” olmanın peşine düştüler. En iyi kimlik çalışmaları, geçmişe saygı gösterirken aynı zamanda dikkatli bir şekilde ileriye doğru adım atar. Bu on fiyasko, logo tasarımının sadece bir sanat olmadığını kanıtlıyor. Bu, markaya zaten değer veren milyonlarca insanla yürütülen, çok önemli sonuçları olan bir diyalogdur.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.













